logo.png

Uluslararası Yetenekli Çocuklar Eğitim Programları


Güncel Programlarımız


Uzaktan Eğitim

Sisteme Giriş Yap

Özel Yetenekliler Eğitimi

Türkiye’de son yıllarda hız kazanan araştırma alanlarının başında özel yetenekliler eğitimi gelmektedir. Özel Yetenekliler Eğitimi alanı incelendiğinde özellikle 90’lı yıllarda akademik çalışmaların ivme kazanmaya başladığı görülmektedir. Bilim ve Sanat Merkezleri (BİLSEM) gibi kurumların açılması başta olmak üzere birçok tam zamanlı ve yarı zamanlı programlar da bu dönemde çalışmalarına başlamıştır. Ülkemizde tüm illerde ve birçok ilçelerde yaygın şekilde yetenekli öğrencilere eğitim olanakları sunan BİLSEM’ler öğrencilerin yetenek alanlarına göre kendilerini ilerlemelerine fırsatlar sunmaktadır. Genel yetenek, müzik ve resim alanlarında sınıflandırılan öğrenciler için kendi öğrenme hızlarına göre müfredatta farklılaştırmalara gidilerek eğitimler verilmektedir. Özel yetenekli bireylerle ilgili çalışmaların geçmişine bakıldığında bazı kavram kargaşalarının da olduğu görülmektedir. İlk yıllardaki çalışmalar incelendiğinde “üstün zeka” ve “üstün yetenek” kavramları sıklıkla görülmektedir. Bilindiği üzere bu yeti üzerinde iki faktör etkilidir. Birisi kalıtım diğeri de çevresel faktörler. Kavramsal yaklaşımlar dikkate alındığı zaman zeka kavramı daha çok kalıtsal kökenli, yetenek kavramı ise çevresel kökenli bakış açılarınca kullanılmaktadır. Hala net bir tanımı olmasa da zekayı tanımlayan birçok araştırmacı bu durumu dikkate alan ifadeler kullanmıştır. Ülkemizde çoklu zekâ çalışmaları ile bilinen Howard Gardner zekâyı tanımlarken, bireyin çevredeki problemleri çözmesi ya da ürün oluşturma becerisi olduğunu belirtmiştir. Wechler ise zekayı mantıklı hareket etme ve çevresiyle mantıklı uyumsama kapasitesinin tümüdür diye ifade etmektedir. Çevresel faktörleri ele alanlar ise bu yetinin soyut yapısından dolayı zekânın tek yönüyle ele alınamayacağı, çok yönlü değerlendirilmesi gerektiği gözlenmiştir. Clark üstün yeteneği; bilişsel, duyuşsal, fiziksel ve sezgisel alanlarda ileri düzeyde ürünler ortaya koymak şeklinde tanımlamaktadır. Üstün Yetenekli Çocuklar ve Eğitimleri Komisyonu Raporu'nda "üstün zekâ" ve "üstün özel yetenek" kavramları "üstün yetenek" başlığı altında toplanmış ve şu şekilde tanımlanmıştır: "Üstün yetenekliler, genel ve/veya özel yetenekleri açısından, yaşıtlarına göre yüksek düzeyde performans gösterdiği konunun uzmanları tarafından belirlenmiş kişilerdir. Üstün yetenekliler, bu yeteneklerini geliştirmede normal eğitim programlarının yetersiz kaldığı kendi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda farklılaştırılmış programlara ihtiyaç duymaktadır Özel yeteneklilerin başka deyişle üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin özellikleri dikkate alındığında bilişsel, sosyal, duyuşsal, ahlaki vd özelliklere göre sınıflandırmalar görülmektedir. Üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin özellikleri dikkate alındığında akranlarından farklılaşan çok temel farkların olduğu dikkatlerden kaçmamaktadır. Güçlü zihinsel kapasiteleri, yaratıcılık vb özellikler en temel özelliklerdir. Üstün zekalı çocuklar için eğitim onların bireysel ihtiyaçlarını karşılayıcı nitelikte olmalıdır. Üstün zekalı çocuklar için eğitim temel olarak müfredat farklılaştırma ile gerçekleştirilmektedir. Onların doğru eğitim alabilmeleri için ilk süreç doğru tanılanmalarıdır. Özellikle son dönemde ülkemizde hizmete sunulan zekâ testleri ile bu süreç başarılı şekilde gerçekleşmektedir. Zeka testleri güncel tanılama modellerinde yeterli gelmemekte buna ek olarak yaratıcılık vd değişkenlere dayalı çoklu değerlendirmeler yapılmaktadır. Bunlardan birisi de UYCEP Değerlendirme Yaklaşımıdır. Doğru tanılanan birey UYCEP Eğitim Modelleri ile eğitim sürecine dahil olduğunda üstün potansiyeli deha / dahi düzeyine çıkarabilme imkanı elde etmektedir.